Erdoğan'ın korumaları ve protestocular davasında, Türk hükümeti Temyiz davasını kaybetti

2017 yılının Mayıs ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın korumalarının Washington, DC'de Erdoğan karşıtı protestoculara saldırması nedeniyle açılan davanın temyiz duruşmasını kaybeden taraf Türk hükümeti tarafı oldu. 

temyiz

 

Erdoğan'ın zamanın ABD Başkanı Donald Trump ile görüştükten sonra Türkiye Büyükelçiliği Rezidansına geri dönmesi ile birlikte korumaları, Rezidansın hemen karşısında bulunan Sheridan Circle isimli kamu alanı üzerinde bulunan bir düzine kadar kişiye saldırması ile olaylar tüm Amerikan ulusal haber kanallarında ve gazetelerinde yer bulmuştu. Yere düşen ve ABD vatandaşı olan protestocuların tekmelenmeleri ve yüzlerinden gelen kanlar, haftalarca gündemde kalmıştı.

2019 yılının Ocak ayında Türkiye Cumhuriyetine karşı saldırılardan dolayı zarar gördüğünü iddia eden protestocular tarafından açılan iki ayrı tazminat davasına karşı Washington bölge mahkemesi davayı kabul etmiş, Türk hükümeti avukatları ise temyize başvurmuştu. 

Salı günü Temyiz Mahkemesi kararını açıkladı ve her iki tazminat davasının da devam etmesi yönünde görüş verdi ve Türk hükümeti avukatlarının itirazlarını ret etti. 29 sayfalık kararın tümü burada:

Türk hükümeti avukatları David S. Saltzman, Cathy A. Hinger, ve Victoria A. Bruno tarafından temyize götürülen dava, 'yabancı ülke liderinin dokunulmazlığı', 'siyaset doktrini' ve 'uluslararası saygı' konuları olmak üzere, üç temel argüman öne sürmüştü. Temyiz Mahkemesi bu üç argümanı da kabul etmediğini bildirdi. 

İtiraz Ocak ayında yapılmasına rağmen, Mart ayında Temyiz Mahkemesinin görüş talebine cevap veren ABD Adalet Bakanlığı ve ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, protestocuları haklı bulmuş, Türk korumaların kendi liderlerini koruma görevi olsa da, açıkça tehdit olmadan protestoculara karşı güç kullanmalarını, ve bu örnekteki gibi orantısız güç kullanmalarını yersiz bulduğunu Temyiz Mahkemesine bildirmişti. 

Biden yönetimi şu görüşü dile getirmişti:

'Eğer yabancı güvenlik personeli ABD topraklarında sivillere karşı saldırır ve güç kullanırken fiziksel bir zarara karşı mecburen hareket etmiyorsa, o halde koruma fonksiyonu konsepti dışında hareket etmekte ve kanuni olarak korumadan yoksun kalmaktadırlar.''

ABD Adalet Bakanlığı görüşü öncesi ise Kongrede her iki partiye mensup üyeler bir mektup göndererek, ABD yönetiminden Türk hükümetini korumaması talep edilmişti. 

Temyiz Mahkemesi de aynı şekilde misafir ülke liderini koruyan korumaların 'tehlikeli silah' ve 'ağır saldırı' hakkı bulunmadığını, bu konuda davacıların argümanının dikkate alınacak değerde olduğunu kaydederek, Türk hükümetini haksız buldu. Bundan sonra tazminat davalarının yerel bölge mahkemesinde devam etmesi bekleniyor. 

Konuyla ilgili Mart ayında yayınlanan analiz-haberde de, Temyiz Mahkemesinin kararının büyük ihtimalle Türk hükümeti aleyhine olacağını şu şekilde belirtmiştik:

Ahval'e konuşan ve davaları yakından izleyen Amerikalı bir hukuk uzmanı, ABD hükümetinin görüşünün, çok büyük ihtimalle Temyiz Mahkemesi tarafından kabul edileceğini ve kararın Temyiz Mahkemesinde de Türkiye aleyhine çıkmasının büyük olasılık olacağını işaret etti. Türkiye isterse Temyiz Kararını da ABD Anayasa Mahkemesine götürebilir ama oradan da pek sonuç çıkması beklenmiyor.