Yakınlarını trafik kazasında yitiren aileler: Affeden suç ortağıdır

Meclis’ten AKP ve MHP ittifakıyla geçen ve onbinlerce hükümlünün serbest kalmasıyla sonuçlanan infaz yasası, toplumun pek çok kesiminin tepkisini çekti. Ancak sesi hiç duyulmayan bir kesim var: Çocuklarını trafik kazalarında yitiren aileler.

O ailelerden biri Satılmış Fırat’ın ailesi. Geçen yıl 28 Ocak’ta motosikletiyle seyir halindeyken bir aracın çarpması sonucunu yaşamını yitiren Fırat, 24 yaşındaydı. Fırat’a çarpan Gökhan Gökkuyas’ın ehliyetine daha önce alkollü araç kullandığı için el konulmuştu ve kaza sırasında da alkollüydü. Olaydan sonra tutuklanan Gökkuyas’ın taksirle ölüme neden olma suçundan hapsi istendi. Gökkuyas’a üç yıl dört ay hapis cezası verdi.

Satılmış Fırat’ın ablası Burcu Kınayman yaşadıkları süreci şöyle anlatıyor:

“28 Ocak 2019 bu tarih alkollü, ehliyetsiz, trafikten men, aşırı hızlı, şerit ihlali yapan, kardeşimi karanlık sokakta ölüme terk eden katilin ailemi yaktığı gece. Siz hiç benim oğlum sakat kalsın, koma da yatsın, felç kalsın, boynundan aşağısı tutmasın diye dua eden anne gördünüz mü? Annem aynen bunları söylüyordu yeter ki nefes alsın. Sanırım ömrümün sonuna kadar bu sözler gitmeyecek kulağımdan. Biz ölünce mezar taşımıza 28 Ocak 2019 yazılsın çünkü biz öldük! Yaşamıyoruz!”

Kınayman mahkeme sürecini ise şöyle anlatıyor:

“Hakim duruşmayı bitiriyorum dedi ve kararını söyledi iki yıl altı ay! Alkollü olduğu için ise ü yıl dört aya çıkardı. Yok saydılar cinayeti! Adalet çığlıkları Asya’m gibi yetim kaldı. Kardeşimin eşi, Cansu strese yenik düşüp o gün erken doğum yaptı. Vazgeçmedik! İstinafa başvurduk. Bu esna da Hakan Aydın isimli bir avukat Twitter'dan mesaj atmaya, ağzımdan laf almaya, gidişatla ilgili beni bilgi almaya çalıştı. Katil ve nişanlısının yakını olduğunu, mesleğini kullanarak beni oyuna getirmeye çalıştığını öğrendik.”

İnfaz yasasına isyan eden bir başka isim ise, 13 Mart 2019 tarihinde Burdur’da kızı İremsu’yu kaybeden Halil Akkaya. Şöyle anlatıyor kızını: “Kızımız canımız İremsu 19 yaşında İnşaat Mühendisliği 1. sınıf vizeleri olduğu için sabaha kadar ders çalışan kütüphaneden çıkıp dersine gidecekken sarhoş bir sürücü tarafından tüm hayatı ellerinden alınan, bir evin tek evladıydı. Sarhoş şehirlerarası yola çıkıp kırmızı ışıkta, 91 km ile İremsu'yu öldürdü. İki arkadaşını yaralıdı. Yerel mahkeme dokuz yıl dokuz ay demişken, bölge adliye mahkemesi yedi yıl altı aya düşürdü. Artması gereken ceza iki yıl üç ay daha azaldı. Dört yıl yatacaktı, bir yılı da denetimli serbestlikte. Son karar böyleydi. Şimdi serbest kalıyor.”

Kızının katilinin salıverilmesine ilişkin “Edeceğim beddua sözlere sığmaz. Soruyorum size İremsu’ yaşayamadığı yıllar ne olacak? Annesinin ıslanan yastığının hakkı ne olacak? Siz mi doğurdunuz,  beşiğini mi salladınız, sabahlara kadar başını mı beklediniz. Yoksa yoğun bakımda kapısının önünde bekleyen siz miydiniz? Nasıl affedersiniz?” diye çok sert konuşuyor.

İremsu’nun annesi Leyla Akkaya ise “Bunları tutup tutup da serbest kalmaları ne kadar kolay oluyor ben anlamıyorum. Bir tarafımıza kızımızın acısını sapladık. Hala daha dışarıya çıkarmış değiliz” dedi.

Kendisinin depremden korktuğu için kızının ev yapma hayali olduğunu belirten anne Leyla Akkaya, “Kızım bana depremden korktuğu için mühendis olduktan sonra ev yapacaktı. Onun için para biriktiriyorduk. Ancak ben biriktirdiğimle çocuğuma mezar aldım” diye konuştu.

Yasayı büyük öfkeyle karşılayanlardan biri de, 14 Mart 2017 tarihinde oğlu Bora Aşçılar’ı 103 promil alkollü sürücü Mehmet Emrah Kurtoğlu yüzünden toprağa veren baba Rıfat Osman Aşçılar. Oldukça sert konuşmaktan kendini alamayan baba şunları söyledi:

“Siz kim oluyorsunuz da,16 yaşındaki oğlumu trafikte 1.03 promil alkollü iken hayattan alan ve göz göre göre öldüren katili affediyorsunuz? Bu mu sizin adalet anlayışınız? İnfaz yasasını onaylayanlara soruyorum; evladınızın saçının bir teline zarar verseler ne yaparsınız?”

Oğlunun katilinin, 96 Km süratle sağ şeride makas attığını, bu sırada cep telefonu konuştuğunu ve “solumdaki araca çarpmamak için yayaya vurmak zorunda kaldım” dediğini aktaran baba, sanığın zaten iki yıl dokuz ay ceza aldığını hatırlattı.

16 yaşındaki Bora Aşçılar, müzik aşığı ve iyi bir gitarist gleecği de parlak bir öğrenciydi. Solfjej dersinden çıkmış karşıdan karşıya geçerken makas atarak gelen alkollü bir sürücü tarafından öldürüldü. Baba Aşçılar, “Tramvay çalışması olan alanda 30 kmh tabelası rağmen dört katı hız ile ilerliyor ve trafiğin sıkışık olmasından dolayı önceki aracı makaslıyormuş. Olay mahalline 31 dakika geç gelen trafik ekipleri çarpma noktasını değiştirmişler, aracı yeniden oynatmışlar ve işin trajik kısmı 1.03 promil alkollü katili trafik tutanağında kusursuz göstermişler. Ve en acı nokta bilirkişi olarak görevlendirilen kişinin kanuni olarak yeterliliğinin olmamasıydı, trafik uzmanlığı da yoktu” diye anlatıyor süreci.

3 Temmuz 2019’da trafik tartıştığı bir trafik magandası tarafından 12 kurşunla öldürülen Serdar Çekiç’in ailesi de, yasaya tepki gösterenlerden. İstanbul Bağcılar'da TEM otoyolunda tartıştığı Serdar Çekiç’i 13 el ateş ederek öldüren motosiklet sürücü Hasan Saytal tutuklandı. Saytal ifadesinde “Arabayla beni ezeceğini düşünerek can korkusu yaşadım. Öldürme kastım yoktu. Yaşananlardan pişmanım, kendimde olsaydım, havaya ateş ederdim asla ona ateş etmezdim" demişti.

Kardeşinin kendisinin ve iş arkadaşlarının gözlerinin önünde öldürüldüğünü söyleyen Aslı Çekiç Aykar, “Ben Serdar’ımın çocuklarının gözlerine bakamıyorum o günden beri. Bu nedenle ceza indirimi veya af demek, bizleri bir kez daha öldürüyor. Affeden suç ortağıdır” diyor.