Türkiye ve İran’ın PKK’ye karşı işbirliği neden önemli?

Türkiye ve İran, PKK ve onun İranlı kolu PJAK‘a karşı koordineli askeri operasyon düzenlediklerini ilk kez doğruladılar.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani yaptıkları ortak açıklamada, "PKK/PJAK unsurları ve diğer terör örgütlerinin ortak sınırlardaki faaliyetlerine karşı mevcut işbirliği mekanizmalarından tam anlamıyla yararlanmanın, terörizm ve organize suçla mücadelede ortak operasyonlar da dahil olmak üzere sonuç odaklı bir işbirliği için koordineli adımlar atmanın her iki ülkenin görevi olduğunu" vurguladı. 

Ortak açıklama önemlidir. Son yıllarda ve birden fazla kez Türkiye, İran ile PKK'ya karşı askeri operasyonları koordine ettiğini açıklarken, Tahran bunu açıkça reddetti. 

İran, Türkiye‘nin Irak Kürdistanı'ndaki PKK karşıtı operasyonlarıyla birlikte PJAK'a sınır ötesi topçu saldırıları gerçekleştirdi. Haziran ortasında Türkiye’nin, Pençe Kartal ve Pençe Kaplan operasyonları sırasında da İran bunu yaptı.

Ortak açıklamadan sadece bir gün sonra İran, Irak Kürdistanı'ndaki şüpheli PKK/PJAK pozisyonlarını bir kez daha bombaladı.

PKK ve PJAK, Irak Kürdistanı’nın Kandil Dağı’nı ve mağaralarını Türkiye’ye ve İran’a yönelik saldırılarında hem karargah hem de sığınak olarak kullanıyor.

Peki Türkiye ve İran, resmi olarak PKK/PJAK'a karşı operasyonlarını koordine ettiklerini ilan ettiklerine göre, sahada somut bir değişiklik olacak mı?

Bir RANE şirketi olan Stratfor’un Ortadoğu ve Kuzey Afrika analisti Emily Hawthorne Ahval’e yaptığı açıklamada, "İran ve Türkiye, sınırları içinde veya çevresinde özerk bir Kürt devletinin kurulmasını önlemeye yönelik benzer bir ulusal güvenlik kaygıyı paylaşıyorlar, bu nedenle PKK ve bağlı kuruluşlara karşı muhtemelen çoğunlukla istihbarat paylaşımı olmak üzere sessiz bir işbirliği yıllardır yaşanıyor" diyor. 

Hawthorne'a göre, bu son ortak açıklamanın benzersiz yanı, İran'ın Türkiye ile geçici askeri işbirliği hakkında nihayet kamuoyuna açıklama yapmaya karar vermesiydi. 

Hawthorne, "Bu, askeri-askeri koordinasyon için daha kamuya açık, taktiksel koordinasyon beklememiz gerektiği anlamına geliyor. İran, önceki yıllarda bölgedeki Kürt militanların hedeflerine ateş açtı ve bu tür eylemler yeniden beklenebilir" diyor. 

Savaş Çalışmaları Enstitüsü Hükümet İlişkileri Direktörü Nicholas Heras ise anlaşmayı Türkiye ve İran'ın PKK’ye karşı yaptıkları işbirliğinin “sessiz kısmını yüksek sesle söyledikleri“ şeklinde özetledi.

Heras, Ahval'e verdiği demeçte, anlaşmanın kilit unsurunun, "eşzamanlı olarak hem Türkiye hem de İran'ın etki alanlarına çekilen" Iraklı Kürt yetkililer olduğunu söyledi.

Hem Ankara'nın hem de Türkiye'nin, "Irak Kürdistanı'nda PKK'ye karşı Türk ve İran askeri operasyonlarına katılacak ve hatta destekleyecek esnek yerel ortaklar yaratmak için" çok çalıştıklarına da dikkat çekti. Heras, Iraklı Kürtleri "bu anlaşmanın kilit sessiz ortakları" olarak nitelendiriyor.

Central Florida Üniversitesi Celal Talabani Kürdistan Siyasi Çalışmalar Programı Başkanı Güneş Murat Tezcür  ise, Türkiye ve İran'ın Suriye, Irak ve Irak Kürdistan'ında rakip olsalar da, bazı ortak çıkarlara sahip olduklarını aktarıyor. 

Bunun en iyi örneği, her iki ülkenin de Irak Kürdistanı'nın 2017'deki bağımsızlık referandumuna koordineli muhalefetiydi.

PKK ve PJAK konusunda Türkiye ve İran bazı ortak çıkarları paylaşıyor. Tezcür, grubun Tahran'a yönelik silahlı harekatını tek taraflı olarak durdurduğunu açıkladığı 2011 yılından bu yana PJAK konusunda var olan statüko ile İran'ın Türkiye'den daha rahat olduğuna işaret ediyor. 

Tezcür, Ahval'e verdiği demeçte, "Bir yandan İran, Irak Kürdistanı'ndaki PKK birimlerine yönelik artan Türk baskısı ve operasyonlarından memnun olacak, çünkü bunun PJAK üzerinde bazı zararlı etkileri oldu" diyor.

Öte yandan, İran'ın Irak Kürdistanı'nda özellikle Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) tarafından kontrol edilen bölgelerde, Pençe Kartal / Pençe Kaplan operasyonlarından kısa bir süre sonra önemli ölçüde büyüyen Türk askeri varlığından endişe duyuyor.

KYB, geleneksel olarak Tahran'a, Irak Kürdistanı'nın batısını kontrol eden ve Ankara ile daha yakın bağları olan Kürdistan Demokrat Partisi'nden (KDP) daha yakın duruyor.

Tezcür, "Bu dualistik dinamiğe dayanarak, benim son gelişmelerden anladığım (1990'lardan bu yana Türk-İran operasyonları hakkında pek çok benzer haber var), Türkiye'nin İran’ın bu konudaki endişelerini gidermeye çalışmasıdır" diyor ve ekliyor: "Rutin topçu bombardımanları ve saldırıları dışında İran tarafından büyük bir operasyon geldiğini görmek beni şaşırtacak." diyor.

Tezcür kış mevsiminin başlamasıyla birlikte bir kara operasyonu ihtimalinin oldukça azalacağının da altını çiziyor. 


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar