May 25 2018

Ekonomi profesörü Krugman, Erdoğan’ı yerden yere vurdu

Türkiye 2001 krizinden sonra ekonomide en çalkantılı dönemini yaşıyor. Döviz kurları üst üste rekorlar kırarken dünya basını da gelişmeleri yakından takip ediyor. 

ABD'li ekonomi profesörü Paul Krugman da Türkiye’de yaşananları ABD ile kıyas etti.

Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan arasında çok sayıda benzerlik olduğunu düşünen Krugman, Türkiye'de olanların ABD'de olabileceklerin "bir önizlemesi" niteliğini taşıdığı görüşünü dile getiriyor.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre Krugman, her iki liderin de etraflarını "cahillikleri ve tuhaf görüşleriyle tanınan kişilerle" doldurduklarını ifade ediyor. 

City University of New York'ta öğretim üyeliği yapan Krugman, dünyanın en etkin ekonomistleri arasında…

Döviz krizleri konusu da uzmanlık alanına giriyor. 

New York Times'da kaleme aldığı yazısında "Türkiye'nin Trump'ı çalkantılı bir dönemden geçiyor" başlığını atan profesör, "Kıran kırana geçen bir seçimin ardından müesses nizam karşıtı bir lider iktidarı ele geçirir. Kısa bir süre içerisinde kurduğu hükümetin yolsuzluklara bulaştığı ortaya çıkar ancak yargı sistemini çökertmeyi ve yalnızca hakkında açılan ve destekçileri tarafından 'cadı avı' olarak isimlendirilen yolsuzluk soruşturmalarını sümen altı etmekle kalmaz, aynı zamanda gücünü pekiştirmeyi ve gücünü sınırlayan kurumları ("derin devleti") zayıflatmayı da başarır. Bahsettiğim kişi Donald Trump olabilir mi? Olabilir. Ama kastettiğim kişi Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan” ifadeleri ile tanımlıyor gelinen süreci ve ekliyor:

"Erdoğan'ın yargıyı siyasallaştırarak yolsuzluklardan da yakasını kurtarma konusundaki başarısı, Trump'ın da olmak istediği gibi otoriter bir lidere dönüşmesi halinde neler yaşanabileceğinin de rahatsız edici bir önizlemesi niteliği taşıyor. Beklenebileceği gibi, genel olarak diktatörlerden hoşlanıyormuş gibi görünen Trump, Erdoğan ve rejimine duyduğu hayranlığı dile getiriyor.”

Erdoğan için ağır ifadeler kullanan Krugman, "Otoriterleşme güdüsü ve hukukun üstünlüğünü aşağılamaları Erdoğan ve Trump'ın ortak tek yönü değil. Her ikisi de uzmanlaşmayı hor görüyor” diyor.

Bir dönem Erdoğan’ın başdanışmanlarından Yiğit Bulut’un dile getirdiği iddiayı alaya alan Prof. Krugman, “Erdoğan'ın telekinezi yöntemiyle öldürülmeye çalışıldığını düşünen danışmanları var; Trump'ın da dış seyahatlerde bağıra çağıra küfürlü kavga eden” örneğini veriyor.

Türkiye’deki son gelişmeleri “büyük şokların vurmaya başlaması” olarak değerlendiren Krugman, şunları kaydediyor:

"Türkiye'de olan şey döviz ve borç krizinin Asya ve Latin Amerika'da defalarca gördüğümüz tipik bir örneği. Önce bir ülke uluslararası yatırımcıların gözdesi olur ve hızla dış borçlanmaya gider. Türkiye'de özel sektörün yüklü döviz borcu var. Sonra da bir nedenden dolayı cazibesini kaybetmeye başlar. Şu anda doların değerlenmesi ve ABD'de faizlerin artırılacağı beklentisi nedeniyle genel olarak zaten gelişmekte olan piyasalar aşağı yönlü baskı altında bulunuyor. Böyle durumlarda, liderlik kalitesi büyük önem taşır. Neler olup bittiğini anlayan, bunlara verilebilecek karşılıkları geliştiren ve piyasalar tarafından güven duyulan yetkililere ihtiyaç duyulur. Bazı gelişmekte olan ülkelerde bu özellikleri taşıyan isimler var ve bu çalkantıyı nispeten daha hafif atlatıyorlar. Erdoğan rejiminde ise bunların hiçbiri yok. Peki Türkiye'de yaşanan çalkantı, Trump yönetimi altında ekonomide yaşayacaklarımızın bir önizlemesi mi? Ayrıntılara inince yanıtın hayır olduğu görülüyor. Her ne kadar Amerika'da yüklü miktarda dış borçlanmaya gidiyor olsa da, sonuçta kendi para biriminden borçlanıyor. Ancak dış politika krizlerinden ticaret savaşlarına kadar birçok şey ters gidebilir ve Trump ekibinin bu ihtimallerin hiçbirine hazırlıklı olmadığını söylemek mümkün. Belki de hiçbir zaman çok ciddi sıkıntılarla boğuşmak zorunda kalmaz. Peki ama ya kalırsa?"

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-44248360?__twitter_impression=true