'Müteahhitlerin sözleşmeleri rekor rakama ulaştı'

AKP iktidarına yöneltilen en önemli eleştirilerden biri kamu kaynaklarının kimlere ve nasıl dağıtıldığı yönünde.

Karar Gazetesi yazarı ve ekonomist İbrahim Kahveci, Hazine garantili müteahhit sözleşmelerinin miktarının 150 milyar doları bulduunu belirtti ve faturayı halkın ödemesine rağmen sözleşmelerin içeriğinden haberdar olunmadığını belirtti.

Kahveci, 21 Eylül tarihli yazısında, "Daha 150 milyar dolara ulaşan Hazine Garantili Müteahhitlerin sözleşmelerini bile bilmiyoruz. Faturayı ödüyor ama sözleşmelerden haberimiz yok" eleştirisinde bulundu.

Danimarka yapımı politik drama filmi Borgen'de eşinin 10 bin dolarlık çanta faturası yüzünden iktidarı kaybeden bir başbakanın hikayesinin anlatıldığına dikkat çeken Kahveci, hikayeyi şu satırlarla özetledi:

"Olay Danimarka’da geçiyor. Başbakan’ın eşi alışveriş tutkunudur. Bir mağazadan çanta satın almak istiyor ama bireysel kredi kartı bu alışveriş için yetersiz bakiye veriyor. Alelacele Başbakan olan kocası gelmek zorunda kalıyor. Ama o da yanında bireysel kredi kartını almayı unutmuş halde geliyor. 

Mağazadan BAŞBAKANLIK kredi kartı ödemesi ile çantayı alarak çıkıyorlar. Durumun vahametini anlayan Başbakan hesap kesimine 10 gün kaldığını biliyor ve hemen şahsi hesabından bu parayı ödeyerek olayı kapatacağını düşünüyor. 

Ama olmuyor. 

Bilgi muhalefetin eline geçiyor. Seçimlere bir kaç gün kala televizyon tartışmasında eşine 10 bin dolarlık çantayı BAŞBAKANLIK kartı ile satın aldığı açıklanıyor. 

Ve Başbakan seçimi kaybediyor."

Filmde toplumun duyarlılığı ile ilgili mesaj verildiğini hatırlatan Kahveci, kamu harcamalarının denetlenmesi ve gözetlenmesinin hayati öneme sahip olduğunu kaydetti.  

"Buradaki ana konu toplumun duyarlılığıdır. Kamunun parası nerede kullanılıyor? -Bir kişi kendi parasını kendisi için harcarsa, fiyat ve kaliteye bakar" görüşünü dillendiren Kahveci, "Ve bu olayın bir başka aktörü de özgür medyadır. 3 maymunu oynamayan, hatta maymun barındırmayan bir medyanın varlığı ülkede demokrasiyi rayına oturtabilmektedir. Resmi denetimlerin ve devlet işleyişinin kendi içinde sorunları çözemediği ve bağımsız bir medyanın ne kadar gerekli olduğu sadece 1 çanta satın alımında bile anlaşılmaktadır" yorumunu yaptı.

Yazının kaynağına buradan ulaşabilirsiniz