Merkez Bankası'nda 30 milyar dolar açık var

Merkez Bankası’nın kendisine ait döviz ve altınlardan oluşan Net Döviz Pozisyonu hesabı 22 Nisan’da 13.7 milyar dolara indi. Bankanın swap yoluyla piyasadan aldığı borç tutarı son ayarlamalarla 43.6 milyar dolara çıktı. Yani borçlar çıkarıldığında Merkez Bankası’nın kasasında 30 milyar dolarlık bir döviz açığı var.

Net döviz pozisyonu bundan önceki en düşük değerini 2001 krizinde eksi 5 milyar dolara inerek vermişti. Ne daha önce ne de daha sonra eksi seviyedeki bir döviz pozisyon rakamıyla karşılaşılmadı.

Özetle bugünlerde bir yandan ekonomiyi ayakta tutabilmek için karşılıksız para basma  operasyonları (tahvil geri alımları) yapan Merkez Bankası, diğer taraftan doları satış yoluyla durdurmaya çalışarak dibi delik bir havuza sürekli su doldurma görüntüsü veriyor. Artık Aktif Rasyosu gibi tartışmalı uygulamalarla bankaların elindeki son dövizleri de ‘zorlama’ ile alarak dolardaki fırtınayı durdurmak için havuza kovayla su dökmeye devam ediyor.

Yılbaşında 36.7 milyar dolarlık net döviz pozisyonuna sahip olan Merkez Bankası aradan geçen 3.5 ayda TL’deki düşüşü engellemek için kamu bankaları üzerinden piyasalara yaptığı satışlara ağırlık vermişti. Bu satışlar Merkez Bankası’nın net döviz pozisyonunu 17 Nisan’da 13.7 dolara indirdi. Yan Merkez Bankası’nın satış tutarı başka hiçbir değişken olmadan 20 milyar dolar düzeyinde oldu.

Ancak bu buzdağının görünen kısmı. Aslında harcanan döviz miktarı çık daha büyük. Çünkü aradan geçen sürede Net Döviz Pozisyonu (NDP) rakamı üzerinde önemli değişiklikler yaratan bir dizi etken yaşandı.

Bunlardan ilki Merkez Bankası’nın piyasadan ve diğer merkez bankalarından (Katar+Çin) swap yoluyla aldığı döviz borcu rakamının Ocak başından bu yana 14.1 milyar dolardan 43.6 milyar dolara çıkması oldu. Merkez Bankası sadece geçen hafta bile piyasalardan swap yoluyla aldığı borç tutarını 5 milyar dolar artıracak yeni bir değişiklik yaptı. Dolayısıyla yeni yılda borç rakamı 29.5 milyar dolar arttı.

Eğer hiç satış yapmadan bu borçlar alınıp rezerv rakamlarına eklenseydi NDP bugün itibarıyla 66.3 milyar dolar olacaktı. Sırf bu rakam bile Merkez Bankası’nın 2020 içinde doları durdurmak için piyasaya yaptığı satış tutarının 50 milyar dolar düzeyinde olduğunu gösteriyor.

Diğer taraftan satış rakamları bununla da sınırlı değil. Çünkü Merkez Bankası için NDP’yi artırıcı başka olumlu gelişmeler de oldu. Örneğin kasada duran altınların değeri, küresel piyasadaki fiyat hareketlerinin etkisiyle 6.4 milyar dolar arttı.

Keza reeskont kredileri yoluyla sağlanan ve NDP’ye eklenmesi gereken 6 milyar dolarlık döviz kazancı sağlandı.

Bunlar dışında BOTAŞ’a 2 milyar dolarlık NDP azaltıcı bir ödeme gerçekleştirildi.

Bu rakamları da sadeleştirirsek Merkez Bankası’nın NDP seviyesine 10.4 milyar dolarlık ek katkı anlamına geliyor. Swapla birlikte toplandığında Merkez Bankası’nın net döviz pozisyonunun aslında olması gerekenden 60 milyar dolar az olduğu ortaya çıkıyor.

Bu rakam aynı zamanda döviz kurlarını baskı altında tutmanın bedeli. Ancak doların yılbaşından bu yana 1 TL 2 kuruşluk artışla 5.94 TL’den 6.96 TL’ye çıktığı düşünüldüğünde müdahalelerin pek de başarılı olduğu söylenemez.

Öte yandan Merkez Bankası’nın geçen yıldan bu yana dış borçlanma imkanlarının azalması, yerli yatırımcının dövize geçişi ve yabancı yatırımcıların ülkeden çıkmasıyla döviz fiyatlarını kontrol etmek için piyasaya saçtığı para 100 milyar doları buluyor.


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.