Altında yeni rekor, dolar 7 lirayı geçti: Yükseliş sürecek mi?

Pandemi nedeniyle dünya ekonomilerinde yaşanan durgunluk, buna karşılık ABD ve Avrupa öncülüğüne merkez bankalarının piyasa bol para sürmesi, ABD-Çin geriliminin artarak devam etmesi ve düşen faizler nedeniyle güvenli yatırım limanı olarak görülen altın fiyatları yükselişe geçti. Altın’ın ons fiyatı 2 bin doları aşarak tüm zamanların rekorunu kırdı.

Altının ons fiyatı tarihinde ilk kez 2 bin doları aştı ve 2 bin 31 doları gördü. Altın son yükselişle yatırımcısına dolar bazında sekiz ayda yüzde 33 kazandırdı. Gram altın 460 liradan, çeyrek altın da 753 liradan işlem görüyor.

Dolar/TL de güne yükselişle başladı. Dolar son bir ayın en yüksek seviyesi 7,0398'e ulaştı.

Dolar bugün saat 11.00 itibarıyla 7,0127’den işlem görüyor. 

Dolar endeksi, 93,1 seviyesinde yatay seyrederken, euro/dolar paritesi ise yüzde 0,2 artışla 1,1824 seviyesinden işlem görüyor.

Euro da 8,3133 seviyesinde.

Dün yurtdışı swap piyasalarında Türk lirasını faizi sert yükselerek gecelik yüzde 1000'in üzerine çıkmıştı. Borsadaki satışın çoğunluğunun offshore faizlerdeki yükselişten dolayı yabancı yatırımcı kaynaklı olduğu belirtilmişti.

Uzmanlar altında yükselişin devam edeceğini belirtiyor. Altındaki yükselişi yorumlayan ekonomist Mahfi Eğilmez, "Soru: Altın fiyatı niçin yükseliyor? Yanıt: (1) En önemli rezerv para olan USD değer kaybediyor. Yerini alacak daha iyi bir rezerv para da olmayınca altına dönüş başlıyor. (2) Covid-19 konusunun kötüye gideceği yönündeki açıklamalar insanları altına sığınmaya yönlendiriyor" ifadelerini kullandı.

Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Şen de altının yükselişi ile ilgili şu maddeleri sıraladı:

"Covid-19 krizine karşı merkez bankalarının çok büyük likidite yaratması ve bunu reel sektöre akıtmaları (böylece kağıt paraların değeri altın karşısında düşüyor). Doların zayıflaması (Dolar endeksi 4 ayda 103'ten 94'e indi ve ons altın dolar ile ölçülüyor). Ekonomiler epeyce zayıfladı ve hala ikinci dalga riski var (güvenli liman talebi yaratıyor altın için). Faizlerin dip yapması (sabit getiri kalmayınca yine faiz ödemeyen ancak değeri düşmeyeceği düşünülen altın alınıyor)."

Ekonomist Abdurrahman Yıldırım da şu değerlendirmeyi yaptı:

"Altının pandemi ile birlikte yükselmesini tetikleyen ana etken küresel likidite bolluğu ve faizlerin daha düşmesi, hatta tahvil piyasasının yaklaşık dörtte birinin negatif faizli hale gelmesidir. Yani altının yıldızını parlatan, altına altın dönemini yaşatan ana faktör paranın bollaşmasıdır.”

Altında yükselişin devam edeceği beklentisi sürerken, uzman bir isimden 2011 uyarısı geldi.

Stratejist Yeliz Karabulut, 2011'de olduğu gibi altın fiyatlarına sert satış gelebileceği uyarısında bulundu. 

Yerli yatırımcıların altını sevdiğini belirten Karabulut, "İki faktörle ilk etapta geldik. Dolar/TL'de 6,85 civarında bir çapalanma görmüştük. Fakat ons altınla birlikte gram altında bir yükseliş hareketi gördük. Geçtiğimiz hafta ise dolar/TL de kıpırdanma ile birlikte bu hareket biraz daha yukarıya doğru taşındı" dedi.

Ekonomide V şeklinde toparlanmanın verilerde de görülebilmesi durumunda hızlı bir enflasyon gelme olasılığının olduğuna dikkat çeken Karabulut, “Bu da altın fiyatlarına 2011-2013'de olduğu gibi sert satış baskısı getirebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Altındaki yükselişle beraber sarraflardan toptancılar "çeyrek altın bulamadıklarını" belirtti.

Sarraf Mustafa Zağlı, çeyrek altının 4 ayda 250 TL kadar zamlandığını söyleyerek, fiyatlara rağmen çeyrek altının yok sattığını söylüyor.

Sarraf Mustafa Zağlı, şu ifadeleri kullandı:

“Şubat-mart aylarında pandeminin ülkemize girmesinden önce, çeyrek altın normal seyrinde gidiyordu. Fakat bu pandemi döneminde devletimizin aldığı kararlar ve ekonomimizdeki hareketliliğin yavaşlaması, parası olmayan insanımızı altına yönlendirdi. Çeyrek altın bugün 750 TL civarında seyrediyor. Eğer geçmişe dönecek olursak da, geçmiş yıllarda çeyrek altın yılda 100 TL koyardı üzerine ama pandemi döneminde nereden baksanız 4 ay içerisinde bir çeyrek altın 250 TL gibi bir artışa ulaştı. Bizim halkımızdan altının sığınacak bir liman olduğunu unutmayanlar, altına hücum ediyorlar. Çeyrek altını yok satıyoruz. Nasıl ki bakkal ve fırında ekmek yok satıyorsa, biz de çeyrek altını öyle yok satıyoruz. Toptancıya gidiyoruz çeyrek altın yok diyor bize. Bu hal nereye kadar gidecek onu gerçekten bizler de kestiremiyoruz."