Ülkücü mafya lideri Çakıcı’nın mektubu CHP’yi ayağa kaldırdı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin cezaevinde ziyaret ederek birlikte fotoğraf verdiği Organize Suç Örgütü ve Ülkücü Mafya’nın önde gelen isimlerinden Alaattin Çakıcı’nın Cumhur İttifakı’nın meclisten geçirdiği infaz yasasıyla cezaevinden çıktıktan sonra temasları dikkat çekerken, son olarak yayınladığı kamuoyuna açık mektup ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ölüm ve ‘bakla kazığına oturtma’ tehdidi siyaset gündemini karıştırdı.

CHP grubundaki konuşmasında Erdoğan’ın ekonomi, hukuk ve demokraside yeni dönem açıklamalarını eleştiren CHP lideri Kılıçdaroğlu 18 yıldır iktidarda olan Erdoğan ve AKP’nin şimdi hukuk devletinden söz etmeye başlamasının aldatmaca olduğunu öne sürerek şunları söylemişti:

"Mafya liderlerini uyuşturucu kaçakçılarını serbest bırakıp düşüncü suçlularını hapsetmekten vazgeçecek misiniz? Düşünce özgürlüğünü savunacağız derseniz ben inanırım ki bunlar hukukta bir reform yapacaklar. Hakkında hüküm olmadığı halde 3.5 yıl bir insanı hapiste tutacaksın. Sen bunu yarın sabah tahliye ettirecek misin?"

MHP lideri Devlet Bahçeli'ye de seslenen Kılıçdaroğlu MHP’yi Erdoğan ve ‘Saray’ın bekçisi’ olarak nitelendirdikten sonra MHP liderine Erdoğan tarafından CHP’yi eleştirme görevinin verildiğini söyledi. Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sayın Bahçeli çok sık eleştiriyor CHP'yi. Ona o görev verilmiş çünkü. Demokrasi varsa bu ülkede bütün siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez bir unsurudur. Farklılıklarımız var ama birbirimize saygı göstermeliyiz. Biz bütün partilerle görüşen tek partiyiz. HDP'ye kızıyorlar. Kızabilirsin. Hiçbir itirazımız yok. Ama bir suç unsuru olarak görüyorlar. E kardeşim HDP'li başkanvekili meclisi yönetiyor. Sen de MHP milletvekili olarak el kaldırıp ondan söz alıyorsun. Efendim HDP meclisi yönetemez. E yönetiyor. Yönettiği zaman Meclis'e gelme sen. Bir şey söylüyorsanız bir mantık bütünlüğü olmalı. Mantık bütünlüğü yoksa söyledikleriniz havada kalır. Bizim milliyetçiliğimizi sorguluyorlar. Tank-palet fabrikası. Avrupa'nın en büyük fabrikası. Beş kuruş almadan, bir cent dahi almadan fabrikamızı Katar ordusuna peşkeş çekenler asla milliyetçi olamazlar." 

Bahçeli’nin sahip çıkıp cezaevinden çıkması için Erdoğan’ı da ikna ettiği Alaattin Çakıcı eşi Uğur Çakıcı’yı öldürtmesinin yanı sıra uyuşturucu kaçakçılığı, çek-senet tahsilatı, organize suç örgütü liderliği gibi pek suçla suçlanarak defalarca cezaevine girdi. Ülkücü olarak tanınan Çakıcı Kılıçdaroğlu’na yönelik tehdit ve hakaret içeren açık mektubunda Bahçeli ve Erdoğan’dan övgüyle söz ederken Bahçeli’yi ‘ağabeyi’ olarak gördüğünü, bugüne kadar da sadece Bahçeli’den özür dilediğini yazdı.

Çakıcı kişisel twitter hesabından paylaştığı mektupta CHP liderine ‘dürzü’ diye hitap ederek ‘akıllı ol’ sözleriyle seslendi.

Alaattin Çakıcı mektupta; "Bana bak dürzü, Saray diye ifade ettiğin o Külliye, devletimizin en üst makamıdır, millet adına devletin yanında olmak Sayın Bahçeli için bir yaşam tarzıdır. Bekçi kavramını farklı anlamda kullanmışsan köpeklik yaptığın vatan hainleri ile Bahçeli'yi bir potaya koyarsan hayatının en büyük hatasını yaparsın ben yaşarken ölçündeki söylemlerinin dışına çıkarsan seni bakla kazığı ila tanıştırırım. Bak Kemal Kılıçdaroğlu, kitle psikolojisi ile sana hainler gaz verir, zorda yanında olmazlar. Onun için sana akıllı ol!!! diyorum” dedi.

CHP’yi ayağa kaldıran mektuba CHP’den tepki yağarken yapılan açıklamalarda ve paylaşımlarda, Çakıcı’yı affeden Erdoğan ve Bahçeli’nin yanı sıra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da tepki aldı. Çakıcı’nın Erdoğan ve Bahçeli’den cesaret aldığını, sırtının sıvazlandığını yazan CHP’li vekilleri Erdoğan’ın yeni dönem ve hukuk devleti açıklamalarını da gündeme getirerek savcıların, yargıçların nerede olduğunu sorguladılar.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise akşam TBMM Genel Kurulu’nda gündem dışı söz alarak, Türkiye siyasetinde ilk kez sıra dışı bir olayın yaşandığını bir mafya liderinin, organize suç örgütü yöneticisinin ana muhalefet partisi ve Türkiye’nin ikinci büyük partisinin liderine tehdit ve hakaret yağdırırken aynı mektupta AKP Genel Başkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli’ye methiye düzdüğünü söyledi.

Altay, Erdoğan ve Bahçeli’nin de bu mektubu tasvip edeceğine inanmadığını belirterek ‘CHP’nin kabadayıların tehditlerine pabuç bırakacak bir parti olmadığını’ söyledi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’na yönelik olarak bugüne kadar yapılan saldırıların, tehditlerin hemen tamamı yargıda sonuçsuz kaldı. Şehit cenazesinde Kılıçdaroğlu’nun önüne mermi atanlar, Çubuk’ta linç girişiminde bulunanlar, TBMM’de yumruklu saldırı gerçekleştirenler gözaltına alınıp serbest bırakıldı. 

Alaattin Çakıcı’nın Bahçeli ve Erdoğan’ı eleştiren Kılıçdaroğlu’na yönelik tehdit ve hakaret mektubu içinse şimdi yeni dönem, hukuk devleti, yargı reformu, insan hakları reformu vaat eden Erdoğan iktidarı ve savcıların ne yapacağı merak ediliyor.

Cezaevinden çıkan Çakıcı’nın ana muhalefet liderine yönelik hakaret ve tehditleri için dava açılıp açılmayacağı, yeniden cezaevine girip girmeyeceği görülecek. 

Bahçeli’nin tavrı da siyaset kulislerinde merak edilen bir diğer konu. Bugüne kadar Çakıcı’ya sahip çıkan Bahçeli partisinin grup toplantısında da CHP’ye ve Kılıçdaroğlu’na ağır sözlerle yüklenmişti. Çakıcı’nın mektubu sonrasında iktidarın ve yargının sergileyeceği tavır iktidarın muhalefete karşı şimdi de mafyayı ve ölüm tehditlerini devreye sokup sokmadığını, Çakıcı’nın bu cesareti iktidardan ve cezasızlık uygulamalarından alıp almadığını ortaya koyacak.

Daha önce de Ülkücü Mafya’nın önde gelen diğer isimlerinden Sedat Peker Bahçeli’ye övgüler düzerken, Barış Akademisyenlerini, HDP’lileri ‘kanlarında banyo yapmakla, sokakları kan gölüne çevirmekle’ tehdit etmişti.

Her ikisi de eski ülkücü olan Peker ve Çakıcı’nın aralarında husumet olduğu biliniyor. Çakıcı’nın infaz yasasıyla serbest kalmasıyla Sedat Peker ile çatışacakları yönünde ortaya atılan iddialar ardından Peker, Çakıcı cezaevinden çıkmadan hemen önce yurtdışına çıkarak Karadağ’a yerleşti. 

Türkiye’de mafya-siyaset-emniyet üçgeninin organize işbirliği Susurluk skandalıyla ortaya çıkmıştı. Çakıcı’nın Kılıçdaroğlu’na tehdit ve hakaretleri sonrasında iktidar ittifakının takınacağı tutum yeni bir mafya-siyaset-devlet-polis işbirliğinin var olup olmaması açısından turnusol kâğıdı işlevi görecek.